26 Mart 2021
Erhan Uçan Dede’nin Anlatımıyla Kerbelâ Olayı Kerbela, aradan asırlar da geçse unutulmayacak kadar derin, anlamlı ve öğreticidir. Kerbela, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalın, karanlık ile aydınlığın hesaplaşmasıdır. İmam Hüseyin burada kutsallığı, mazlumu, aydınlığı temsil etmektedir. Kerbela Olayı’nın kökeni Hz. Peygamberin veda hacı’na ve yazılmayan vasiyetine kadar gider. Bilindiği gibi Hz. Muhammed peygamberliğini açıkladıktan sonra İslamiyet hızla gelişti. Bu gelişme Mekkeli müşrikleri telaşlandırdı. Onlar Hz. Muhammed’e olmadık engeller çıkardılar. Hz. Muhammed bütün bu engelleri aştı. Hz. Muhammed bütün bu müşriklerin, putperestlerin çıkardığı sorunlar ve engellerle mücadelede en büyük yardımı Hz. Ali’den görüyordu. Hz. Ali Peygamberin yanında eğitim almış, İslamiyet’i ilk kabul etmiş ve aynı zamanda Peygamberin kızı Hz. Fatma ile evlenerek Peygamberin soyunun sürdürücüsü olmuştur. Hz. Ali Kuran’da geçen ve onlarca hadiste geçen Ehlibeyt’tendir. Ehlibeyt Hz. Muhammed’in ailesi demektir. Ehlibeyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. […]
19 Ocak 2023
Hrant Dink, sadece bir gazeteci değildir. O, bir yandan kan temelli Türk üst kimliğini geniş kitlelere empoze edenlere karşı direnişin, diğer yandan ise başta “Agos” olmak üzere çeşitli yayın kuruluşlarında yazdığı ufuk açıcı yazılarla Ermeni aidiyetinin onursal bir simgesidir. Dink’in hayatı boyunca temas ettiği ve eleştirdiği epey kırılgan toplumsal ve etno-kültürel ayrışma noktaları birilerini hayli öfkelendirmiş olsa gerek ki, onca dava, mahkeme, ve hapis cezalarından sonra bile onu susturmanın yegane yolunu suikastta bulmuşlar, tarihe korkaklıklarından başka bir şey bırakmamışlardır. Nitekim, suikastından 16 yıl geçmesine rağmen Dink’in fikirsel olarak temsil ettiği “karşılıklı iki halkın onurunu gözeten empatik bir üslupla” diyalog amacının destekçileri, atılan kurşunlara ve bütün hukuksuzluklara karşın hâlâ “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeni’yiz” demekte, bu birlikteliği vurgulayan herkesle aynı safta olduklarını gururla beyan etmektedirler. Birlikte Yaşam İçin Berlin İnisiyatifi de cesurca sürdürülmekte olan bu barış ve geçmişle yüzleşme mücadelesinin en önemli entelektüellerinden […]
26 Mart 2021
Yazar Sayın Kemal Yalçın Haymatlos – Dünya Bizim Vatanımız adlı kitabını, 1933-1945 yıllarında, Nazi rejiminden kaçarak Türkiye’ye sığınmış Alman mülteci bilim ve kültür insanlarının, mimarların, doktorların, ustaların, müzikçilerin vb. Türkiye’de yaşadıklarını, 1944-1945 yıllarında Çorum, Kırşehir ve Yozgat’a enterne edilmiş Haymatlos Almanların hayatlarını, belgesel roman tekniği ile canlı tarihlerin anlatımlarına dayanarak genişçe kaleme aldım.
14 Ağustos 2022
Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKYB) topraklarının kadim topluluklarından olan Ezidiler için 3 Ağustos günü kapkara bir yakın geçmişe ışık tutuyor. İsmini Ezidilik dininden alan bu topluluk, dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyondan mensubuyla Anadolu-Mezopotamya coğrafyasının kültürel ve linguistik mozaiğinin önemli bir kısmını teşkil ediyor. Ekseriyetinin Kurmançi (Kurmancî) Kürtçesi konuştuğu Ezidi nüfusu, süre gelen tarihleri boyunca farklı siyasi ve askeri güçlerin zulmüne maruz kalmış, modern yüzyılda da Saddam Hüseyin’in rejimi altında ayrımcılığın, ötekileştirmenin ve ihmalin mağduru olmuştur. Lakin, Ezidiler yakın tarihlerindeki en acımasız zulmü Suriye İç Savaşı sırasında yaşadılar. 3 Ağustos 2014 tarihi, İŞİD’in IKYB yönetimindeki Sincar (Sinjar) şehrinde Ezidi topluluğuna yönelik gerçekleştirdiği katliam silsilesinin başlangıç tarihi olmasının yanı sıra, Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere birçok uluslararası örgütün soykırım olarak tanımladığı, Suriye İç Savaşı’nda bugüne kadar bir etnik-dini topluluğa ve topyekûn insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçlardan biri olan bu trajedinin anıldığı […]




