28 Aralık 2022
Roboski Katliamı üzerinden 11 sene geçti. Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları tarafından 17’si çocuk 34 kişi usulsüzce ve vahşice 11 sene önce katledildi. Ve 11 senedir ne Ankara yönetimi saldırıda kasıt olmadığı iddiasından vazgeçip sorumluluk üstlendi, ne de bombardıman emrini veren ve infaz edenler yargılandı. 11 Haziran 2013’te dosya hakkında “taksirle ölüme sebebiyet vermekten dolayı” verilen görevsizlik kararı ve ardından Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından verilen takipsizlik kararı, Roboski kurbanlarının çalınan hayatları ve yakınlarının adalet çağrılarının Türk devletince resmen manasız olduğunu gün yüzüne çıkarmıştı. Bu sebeple, devletin tarihsel süreci boyunca askeriyeyi yücelten bu ideolojisi, TSK’yi işlediği suçların çapından ve şiddetinden bağımsız olarak her durumda masum ilan etmeye devam ediyor. Roboski Katliamında “kimlik tespiti yapmanın imkânsız olduğu” belirtilen ve dolayısıyla katledilen 34 köylünün teröristlerden ayırt edilemediklerinin ima edildiği gerekçelendirme ise Türk devletinin kendi vatandaşlarını keyfi […]
11 Ekim 2022
Tarih 10 Ekim, 2015… AKP hükümetinin Suriye’deki iç savaşa müdahil olmasından sonra DİSK, Türk Tabipleri Birliği ve HDP gibi pek çok siyasal ve toplumsal örgütün yanı sıra muhtelif siyasetçilerin ve savaş karşıtı aktivistlerin müştereken kurduğu Barış Bloku’nun çağrısı üzerine Ankara Garı önünde “Emek, Barış, Demokrasi Mitingi” düzenleniyordu. İŞİD-AKP ittifakı sonucunda Çözüm Süreci’nin ani bir çıkmaza girip başarısız olmasının ardından protestocular, silahların susturulup, çatışmasız bir ortamın oluşturulması çağrısında bulunuyordu. Saat 10:04’ü gösterdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin en vahşi terör saldırısı olarak tarihe geçecek bir canlı bomba saldırısı gerçekleşti. 103 barış destekçisi vatandaş hayata gözlerini yumdu. 1 Kasım Genel Seçimlerinin ışığında gerçekleşen bu lanet saldırının failleri AKP hükümeti tarafından örtbas edilmeye çalışıldı. Fakat gar saldırısının Suruç Saldırısı ile benzerliği şüphesiz İŞİD’in ve dolaylı yoldan AKP’nin dahiliyetine işaret ediyordu. Tarih 10 Ekim, 2022… Saldırı üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen ülke güvenliğini sağlamakla yükümlü olan devlet, […]
26 Mart 2021
Erhan Uçan Dede’nin Anlatımıyla Kerbelâ Olayı Kerbela, aradan asırlar da geçse unutulmayacak kadar derin, anlamlı ve öğreticidir. Kerbela, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalın, karanlık ile aydınlığın hesaplaşmasıdır. İmam Hüseyin burada kutsallığı, mazlumu, aydınlığı temsil etmektedir. Kerbela Olayı’nın kökeni Hz. Peygamberin veda hacı’na ve yazılmayan vasiyetine kadar gider. Bilindiği gibi Hz. Muhammed peygamberliğini açıkladıktan sonra İslamiyet hızla gelişti. Bu gelişme Mekkeli müşrikleri telaşlandırdı. Onlar Hz. Muhammed’e olmadık engeller çıkardılar. Hz. Muhammed bütün bu engelleri aştı. Hz. Muhammed bütün bu müşriklerin, putperestlerin çıkardığı sorunlar ve engellerle mücadelede en büyük yardımı Hz. Ali’den görüyordu. Hz. Ali Peygamberin yanında eğitim almış, İslamiyet’i ilk kabul etmiş ve aynı zamanda Peygamberin kızı Hz. Fatma ile evlenerek Peygamberin soyunun sürdürücüsü olmuştur. Hz. Ali Kuran’da geçen ve onlarca hadiste geçen Ehlibeyt’tendir. Ehlibeyt Hz. Muhammed’in ailesi demektir. Ehlibeyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. […]
26 Mart 2021
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2010 yılından bu yana 21 Mart gününü “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kabul etmiştir. Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu tarafından “Manevi Kültür Mirası Listesi ”ne dahil edilen Nevruz, dünya genelinde 300 milyonu aşkın insan tarafından kutlanan ve baharın gelişini müjdeleyen coşku dolu bir zaman dilimidir. Çok farklı kültürlere ev sahipliği yapan Nevruz’un kökenleri çok eskiye dayanır. Mitolojilere kadar uzanan Nevruz tarihi geçen zamana direnerek günümüzde dahi Anadolu’nun bağrından çıkan tüm kültürlerde sevinçle kutlanır. Yeni başlangıçları temsil eden Nevruz, Balkanlar’da “Sultan Nevruz” olarak adlandırılır. Baharın gelmesini; iyiliğin, güzelliğin ve bereketin gelmesi olarak kabul eden Bektaşilikte önemli bir yere sahip olan kutlamalar; din, dil, mezhep ayrımı olmaksızın tüm insanlara açıktır. Bektaşiler, Nevruzu, Hz. Ali’nin doğduğu gün olarak kabul ettiklerinden 20-25 Mart tarihleri onlar için dini anlamda da kutsaldır. Müslüman toplulukların yanı sıra gayrimüslimlerin de iştirak ettiği “Sultan […]




